KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/37443 E., 2024/11357 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/375 E., 2020/497 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Düzeltilerek esastan ret
- Temyiz edenler
- Sanık, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama, ret
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince, hükümdeki maddi hatalar düzeltilerek ve zincirleme suç hükümleri çıkarılarak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin özetle; suça konu iletilerin daha önce basında paylaşıldığına, sözlerin hakaret suçunun unsurlarını taşımadığına, tanık dinletme talebinin reddedilmesiyle savunma hakkının kısıtlandığına, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğine, yalnızca arkadaşı ile paylaşmak istediğine, haber küpürünün kendisine ait olmadığına, haber sonucu hataya düştüğüne, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve haksız tahrik uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; üç ayrı yerde yapılan paylaşım nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim uygulanmayarak cezanın üst sınırdan verilmesi gerektiğine, eylemin başka suçları da oluşturduğuna ve hükmün sanık alehine bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
09.12.2019 tarihli ara kararda; katılanın şikayetinden vazgeçtiğine dair beyanının sehven yazıldığının belirtilmesi ve 02.10.2019 tarihli duruşmada katılma kararı verilmiş olması karşısında, Tebliğname'deki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddeleri kapsamında sanık ve katılan vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri yönünden:
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, tüm dosya kapsamı incelendiğinde; savunma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği görülmüş, şartları gerçekleşmeyen haksız tahrik ve zincirleme suç hükümleri ile 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmamasında ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi hukuka ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede:
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından sanık ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/37443, K. 2024/11357, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama