KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/37770 E., 2024/13827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
583 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün kesin nitelikte bulunduğu ve 7226 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ve 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 13.03.2020 ile 15.06.2020 tarihleri arasında sürelerin durmasına, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere sürelerin on beş gün uzamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın ek karara yönelik temyizinin süresinde olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, kabul edilerek, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi'nin hükmün kesin nitelikte olması nedeniyle 16.04.2020 tarihli Ek Kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteminin; atılı suçlamayı kabul etmediğine, olay günü rahatsızlığı nedeniyle geldiği hastanede kendisine kötü muamele yapıldığına, olayın mağdurunun kendisi olmasına rağmen cezalandırıldığına, hakkında asılsız iddialarla dava açılıp ceza verildiğine, silahlı olan 10 kişiye karşı koyabilmesinin mümkün olmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. GEREKÇE
Sanığın savunmalarına, katılanlar ... ve ... ile şikayetçiler ... D., ... A. ve ... K.'nın aşamalardaki beyanlarına göre sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik koşullarının oluşmadığına, engel sabıkasının bulunması ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Verilen Ek Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/37770, K. 2024/13827, 31 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama