KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/39243 E., 2024/1091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/2244 E., 2019/1052 K.
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sübuta, eksik inceleme sonucu karar verildiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde alkollü araç kullanarak trafik kazasına karışan sanığın, görevli jandarma personeli olan katılanlara yerine getirdikleri görev nedeniyle tehdit içeren sözler sarf etmek ve vurmaya çalışmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanık savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından; araştırılmasını gerektiren başka bir husus bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyetine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Katılanların sayısı dikkate alınarak artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Sanık müdafiinin, lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik talebinin, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, aynı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/39243, K. 2024/1091, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama