KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/39275 E., 2024/13382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, yasal ve takdiri indirimlerin alt sınırdan uygulandığına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada Yerel Mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Sanığa duruşma gününü bildirir tebligatın, duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek karar verileceğine dair meşruhat içermemesi karşısında; sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2.Sanığın, hakaret eylemini çocuk acil servisinin hangi bölümünde işlediği belirlenip sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3. maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekir. Her ne kadar 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinde cezanın alt sınırının 1 yıldan az olamayacağı düzenlenmişse de, bu düzenlemenin temel cezanın adli para cezası olarak seçilmesine engel olmayacağı gözönünde bulundurulmadan ve yeterli gerekçe gösterilmeden hakaret suçundan temel ceza olarak hapis cezası tercih edilmesi,
4.5237 sayılı Kanun'un 53/1-c maddesinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 53/1-c maddesindeki yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/39275, K. 2024/13382, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama