KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/39590 E., 2024/13903 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi, onama
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçu yönünden sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik inceleme ile şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, soyut gerekçelerle karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Tüm dosya kapsamı, şikayetçi jandarma görevlilerinin aşamalarda birbirleriyle uyumlu beyanları, katılan ...'nın sanığın hakaret içerikli sözlerinin sinkaflı hakaret sözleri olduğuna ilişkin açıklaması ve 11.01.2018 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın eylemlerinin bir bütün olarak hakaret suçunu oluşturduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan, sanığın adli sicil kaydına göre ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi eleştirisiyle, reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun,
aynı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da olmadığı ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/39590, K. 2024/13903, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama