KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/41403 E., 2022/12580 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ile temyiz sebebine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında sanık ... müdafisinin belirttiği hukuka aykırılık nedeni ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... müdafisinin temyizinin; dosyada sanığın suçu işlediğine ilişkin delil bulunmadığına, sanığın meşru savunma hakkını kullandığına, sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik olduğu anlaşılmakla;
Vicdani kanının oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin ihtarı içeren meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanacağı yargılamada sanığın dinlenmesi için MERNİS adresine talimat yazıldığı,
talimat mahkemesince ihtarlı davetiyenin öncelikle sanığın bilinen son adresi yerine, doğrudan MERNİS adresinde tebliğe çıkartıldığı ve bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığa yöntemine uygun şekilde yeniden duruşma davetiyesi tebliğ edilmeden, yokluğunda hükmün açıklanmasına karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/41403, K. 2022/12580, 18 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama