KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/41693 E., 2024/13399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Hakaret, mala zarar verme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama, ret
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak hakaret suçundan adli para cezasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın görevli memura hakaret etmediğine, sanığın kendisini yaralayan veya kendisine hakaret eden kişiye karşı hakaret etmiş olması sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine, ayrıca şartları mevcut olduğu halde 5271 sayılı Kanun'un 231, 5237 sayılı Kanun'un 51. maddelerinin uygulanmamış olması sebebiyle kararın sanık lehine bozulmasına vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle birden fazla şikâyetçiye karşı gerçekleştirmesi karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca belirlenecek temel cezanın, aynı Kanun'un 43/2. maddesi gereğince artırılması gerektiği nazara alınarak, tefrik kararı verilen dosyanın akıbetinin araştırılarak derdest olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ve ceza verilmiş ise mahsup hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun aynı Kanun'un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/41693, K. 2024/13399, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama