KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2021/42161 E., 2024/9401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/24 E., 2021/3 K.
- Suç
- Kötü muamele
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 600 TL adli para cezası cezalandırılmasına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğinden usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, oğlu olan mağdur üzerindeki denetim ve gözetim yetkisine aykırı davranarak mağduru sokakta çalıştırmak suretiyle üzerine atılı kötü muamele suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Dairemizin 21.10.2020 tarih 2020/20736 Esas ve 2020/12964 Karar sayılı bozma ilamına karşı Yerel Mahkemece verilen direnme kararı yerinde görülmüş ise de;
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.03.2014 tarih ve 2013/12-74-2014/140 E-K sayılı ilamı ile istikrarlı diğer kararlarında da vurgulandığı üzere; ceza yargılanmasında sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulabileceğine ilişkin kuralın, fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir durumun varlığı halinde, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesi ile sınırlı olarak uygulanabileceği, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda ise sanığın savunması alınmadan hüküm kurulamayacağı gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesine yanlış anlam verilerek sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında,
temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden. Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/42161, K. 2024/9401, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama