KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/11803 E., 2025/3430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/472 E., 2022/225 K.
- Suçlar
- Tehdit, hakaret
- Hükümler
- Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Sanık müdafii, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece, bozma üzerine sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, katılan tarafından sunulan ses kaydının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğuna, katılanın ailesinin sanığın evine girmesini engellemesi sebebiyle çıkan tartışmada eylemlerin karşılıklı gerçekleştirildiğine, bu sebeple sanığın suç kastı taşımadığına, atılı suçları işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine vesaire yöneliktir. Katılan vekilinin temyiz istemi, katılandan kaynaklı haksız bir eylem bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine vesaire yöneliktir.
III. GEREKÇE
Sanığın adli sicil kaydında görülen ve tekerrüre esas alınan ilamının 5237 sayılı Kanun'un 50/3 ve 51 ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmasına engel teşkil ettiği belirlenmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.06.2011 tarihli ve 2010/187 Esas, 2011/131 Karar sayılı kararındaki, "kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak,
bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı gibi ani gelişen durumlarda, karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur” şeklindeki açıklama karşısında, suça konu ses kayıtlarının hukuka uygun olduğunun kabulü gerektiği, hükme esas alınan diğer ses kayıtlarının ise sanık tarafından sesli mesaj olarak gönderildiği anlaşılmış, bu kapsamda taraf ve tanık beyanları ile ses kayıtlarının dökümüne ilişkin bilirkişi raporu doğrultusunda sanığın üzerine atılı suçları işlediği ile temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi,
haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/11803, K. 2025/3430, 24 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama