KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/12640 E., 2025/5455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/818 E., 2021/89 K.
- Suçlar
- Cumhurbaşkanına hakaret, suç ve suçluyu övme
- Hükümler
- Mahkumiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve suç ve suçluyu övme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüyle, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun'un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılması ile sanık hakkında suç ve suçluyu övme suçundan beraat, Cumhurbaşkanına hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun asli failleri dışında masum olan sanığın cezalandırıldığına, suçu işlediğine dair somut delil olmadığına ve telefonunun camide çalındığına bununla ilgili polise başvurduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın, facebook sosyal paylaşım ağında; Sinan Küçükkuşçu ile yazıştığı sırada yaptığı paylaşım içeriğinde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşı olan Fetullah Gülen’in övüldüğü, örgütün yakın zamanda 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsünde de bulunduğu dikkate alındığında, paylaşım içeriğinin kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike ortaya çıkaracak nitelikte olduğunun kabulü ile unsurları oluşan “suçu ve suçluyu övme” suçundan cezalandırılması yönündeki yerel mahkeme kararının isabetli olduğu gözetilmeksizin, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Suç ve Suçluyu Övme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükme yönelik yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, yargılama sonuçlarına uygun şekilde beraat hükmü kurulmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş, ileri sürülen temyiz sebepleri yerinde bulunmamıştır.
B. Cumhurbaşkanına Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı, suça konu paylaşımlara ilişkin ekran görüntüsü, açık kaynak araştırma raporu, kolluk araştırma tutanakları, Adalet Bakanlığının kovuşturma izni verilmesi konulu cevabi yazısı karşısında, sanığın savunması suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan ve Cumhurbaşkanına hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Sanığın başkasının yaptığı yorumlara cevap şeklinde yaptığı paylaşımlarının herkese açık olup olmadığı bu suretle aleni olup olmadığı araştırıldıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin ikinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Suç ve Suçluyu Övme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/12640, K. 2025/5455, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama