KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/16727 E., 2023/17220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
Karar Metni
765 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yerel Mahkemenin 12.06.2007 tarihli ve 2007/50 Esas, 2007/99 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
2. Anılan kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulması üzerine yapılan yargılama sonucunda Yerel Mahkemenin 03.10.2012 tarihli ve 2012/38 Esas, 2012/63 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında aynı Kanun maddeleri uyarınca kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu kararın 26.12.2012 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 15.07.2017 tarihinde sanığın suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hükümler aynen açıklanarak yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanığın 11 ay 20 gün ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, yüklenen suçları işlediğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığına, tanık ifadelerinde geçen sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dolayısıyla hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın alkollü şekilde aracını yolun sol şeridinde durdurarak sağ şeritteki diğer araç sürücüsü ile yüksek sesle küfürlü şekilde konuşurken ilçe emniyet amiri olarak görev yapan mağdurun olay yerinden geçtiği, araçların yolun tehlikeli bir şekilde trafiği kapattıklarını fark edince sanığın bulunduğu araca yaklaşarak sanığı ve diğer araçlarda bulunan kişileri uyarıp kimliklerini istediği, bunun üzerine sanık ve görevi yaptırmamak için direnme suçundan hakkında mahkumiyet hükmü kurulan diğer sanığın bu duruma tepki gösterdikleri; ayrıca sanığın "Sana kimlik yok." diyerek kimliğini göstermediği,
mağdurun sanığın alkollü olduğunu fark etmesi üzerine kendisinden ehliyet ve araç ruhsatını istediği, sanığın ise "Lan amir sana ruhsat da ehliyet de kimlik de yok müdür oldun da kendini bir şey mi sanıyorsun." şeklinde sözler sarf ettiği ve sinkaflı küfürler ettiği, bu esnada diğer sanığın müdahale edip sanığın küfür etmesini engellemeye çalıştığı, mağdurun bunun üzerine sanığın aşırı alkollü olması ve ehliyetini de vermemesi nedeniyle aracı kullanıp kaza yapabileceğini düşünerek aracın anahtarını almak için dışarı davet ettiği ancak sanığın dışarı çıkmadığı aracın kapısını kapatmak istediği ancak kapatamadığı,
bu esnada gaza basıp hareket edince mağdurun da aracın yan tarafından tutunduğu, bu şekilde 70-80 metre kadar gittikleri daha sonra mağdurun aracın frenine basarak aracı durdurduğu, mağdurun emniyet amirliği binasındaki görevli polisleri çağırması üzerine devriye aracı ile birlikte iki polis memurunun olay yerine geldikleri, sanığın gözaltına alınmak istendiği ancak buna direndiği, diğer sanığın yardımı ile polis aracına bindirildiği, emniyet amirliği binasında da sanığın gözaltına alınmamak için direndiği, mağdura "lan amir" diyerek hitap etmeye devam ettiği alkolmetereye üflememek için direndiği,
alkol muayenesi için hastaneye götürülmek istendiğinde araca binmemek için direndiği bu esnada diğer sanığın polislere yardım etmek isterken sanığın yere düştüğü, yerdeyken de sanığın mağdura tekme atmaya çalıştığı iddia edilmiş, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararında olay bu şekilde kabul edilmiş ve bozma sonrası kurulan hükümlerin gerekçesinde de bu karara atıfta bulunulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 265 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Bozma kararı öncesi zamanaşımını son kesen işlem olan mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu 12.06.2007 tarihine göre, hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/16727, K. 2023/17220, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama