KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/16782 E., 2025/1039 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/559 E., 2022/804 K.
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön incelemede; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde yapıldığı, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet hükümleri verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri: zamanaşımı süresinin dolduğuna, beraat hükmü kurulması gerektiğine, haksız tahrik ve lehe hükümlerin uygulanmamasının yerinde olmadığına, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında daha önce verilen onama kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine verilen bozma karar tarihi arasındaki durma süresi gözetildiğinde zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerürre esas alınan ilamda tekerrür hükümlerinin uygulanmış olması nedeniyle sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülük içeren ilam bütünüyle tekerrüre esas alınmış ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği anlaşılmakla,
A.Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, olay tutanakları, adli rapor, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, haksız tahrik ve lehe hükümlerinin uygulanmamasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdaffinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yüklenen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesine karşın, 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 125. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bentlerindeki iki nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık ve müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesini de kapsadığı gözetilerek, 5271 sayılı Kanun'un 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/16782, K. 2025/1039, 16 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama