KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/2040 E., 2024/15612 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Hakaret, kasten yaralama
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama, ret
Karar Metni
504 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; Kasten yaralama suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın, doğrudan sanığın Merkezi Nüfus İdare Sistemi (MERNİS) adresine yapıldığı, 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesine uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese MERNİS şerhi olmadan yapılması,
bu adresin tebligata elverişli olmaması veya tebligatın yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre MERNİS şerhli çağrı kağıdının bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunmasına karşın, yokluğunda verilen kararı içerir tebligatın, doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca yapılması nedeniyle tebliğ işleminin usulsüz ve bu sebeple geçersiz olduğu,
kararın usulüne uygun olarak kesinleştirilmemesi nedeniyle de denetim süresinin işlemeye başlamayacağı anlaşılmakla Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, sanığın bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlediğinden söz edilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu,
hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği anlaşılmıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-c ve 4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.03.2013 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
II. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesinde yer verilen; "İlk derece mahkemelerinin görevine giren ve Kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/2040, K. 2024/15612, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama