KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/2801 E., 2024/16941 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. 2.Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olay yerine ilişkin kamera kayıtlarının incelenmediğine, bekçi olan katılanların kimlik sorma yetkisi bulunmadığına, suçlamaları kabul etmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan kamu görevlilerinin aşamalarda iddialarını tekrarlamaları ve 02.08.2019 tarihli olay tutanağı karşısında, sanığın katılanlara hakarette bulunduğundan bahisle hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesinin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Sanığın eylemini birden fazla kamu görevlisine karşı işlemesi nedeniyle verilen cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılırken, mağdur sayısına göre arttırım oranının, alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı belirlenerek yapılan incelemede sair temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar kapsamında olmaması ve 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının
ilgili bölümünde yer alan; "... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/2801, K. 2024/16941, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama