KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/3202 E., 2024/6638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/167 E. 2021/65 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hükümler
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Darende Asliye Ceza Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2020/167 Esas, 2021/65 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı kamu davalarının düşmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri, kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın eyleminin sabit olduğunai suçun unsurlarının oluştuğuna, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanamayacağına, katılan lehine vekâlet ücretine hükmolunmamasına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan ve bozma öncesi verilen 13.05.2015 tarihli mahkûmiyet karar tarihten itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/3202, K. 2024/6638, 15 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama