KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/3295 E., 2024/8705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1487 E., 2021/1250 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
501 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca hakaret suçundan 5.900,00 TL adli para cezasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 29.06.2015 tarihinde kesinleşmesinden sonra denetim süresi içerisinde 23.08.2016 tarihinde suça sürüklenen çocuğun suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine daha önce açıklanması geri bırakılmasına karar verilen hüküm İlk Derece Mahkemesinin 11.04.2019 tarihli kararıyla aynen açıklanmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi, daha önce pişmanlığını dile getirdiğine, adli para cezasını ödemeye gücünün olmadığına, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi ise, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucu alındığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, bu nedenlerle müvekkilinin beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. Suçun işlendiği kabul edilen 07.03.2015 tarihine göre, uzlaşma için ilk teklifin yapıldığı tarihten uzlaştırmacı raporunun düzenlenerek uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar ... süre ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihten, deneme süresi içerisinde işlenen suç tarihine kadar geçen durma süresi de dikkate alındığında, temyiz incelemesi tarihine kadar 7 yıl 12 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/3295, K. 2024/8705, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama