KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/3722 E., 2022/14245 K.·Karar
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma
Silahla tehdit suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...
3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2012 tarihli ve 2011/821 esas, 2012/431 sayılı kararının 28/08/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 05/02/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/2-a ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... ...
19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2021/19 esas, 2021/195 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21/01/2022 gün ve 2021/161679 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
İstem yazısında.
"Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan silahla tehdit suçunun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e ve 257/1. maddelerine göre, olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, sanığın atılı suçu 01/07/2011 tarihinde işlediği, 10/02/2012 tarihinde mahkemesince ilk savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 28/08/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 05/02/2013 tarihinde yeniden suç işlediği,
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 28/08/2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 05/02/2013 tarihi arasında dava zamanaşımı süresinin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı (5 ay 8 gün), sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 10/02/2012 tarihinden itibaren,
hükmün açıklandığı 11/03/2021 tarihine kadar geçen süreden (9 yıl 1 ay 1 gün) 5 ay 8 günlük süre mahsup edildikten sonra kalan sürede 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
İncelenen somut olayda, sanık hakkında 01/07/2011 tarihinde işlediği iddia edilen silahlı tehdit suçundan iddianame düzenlendiği, ilk savunmasının 10/02/2012 tarihinde alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip bu kararın 28/08/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 05/02/2013 tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlemesinden dolayı ihbar üzerine hükmün 11/03/2021 tarihinde açıklandığı anlaşılmıştır.
5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/2. maddelerine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle duran zamanaşımı süresi de gözetildiğinde, suçun tabi bulunduğu 8 yıllık olağan dava zamanaşımının karar tarihinde gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden,
1- Silahlı tehdit suçundan sanık ... hakkında, ... ... 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2021 tarihli ve 2021/19 esas, 2021/195 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/3722, K. 2022/14245, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama