KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/4209 E., 2024/18066 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Suçlar
- Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu, Hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kesin bir delil bulunmaksızın sadece katılanların ifadelerine dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığına, katılan ...'in sanığa bağırmasının ve sanığın kardeşine copla vurmasının haksız tahrik oluşturduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.5237 sayılı Kanun'un 125/3.a maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1.c maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
Bu kapsamda, katılanların sanığa kimlik sormaları üzerine çıkan tartışmada, sanığın katılanlara hakaret ettiğinin kabul edilmesi, 18.06.2020 tarih ve 31159 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7245 sayılı Kanun uyarınca çarşı ve mahalle bekçilerine durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin tanınması,
incelemeye konu suç tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin kimlik sorma yetkilerinin bulunmaması karşısında, sanığın suça konu eyleminin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu oluşturmayıp, kabul edilen sözün niteliği uyarınca, 5237 sayılı Kanun'un 125/3-c maddesi uyarınca kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle hakaret suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi,
2.Birden fazla suçtan mahkumiyeti içeren ilamdaki hangi hükmün tekerrüre esas alındığının açıkça gösterilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A.Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu ve temyiz incelemesine tabi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4209, K. 2024/18066, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama