KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/4827 E., 2024/7587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/77 E. 2021/357 K.
- Suç
- İmar kirliğine neden olma
- Hükümler
- Düşme
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan sanıklar hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasına göre kamu davalarının düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteğinin özetle; Yerel Mahkemece düşme kararlarının hatalı olarak verildiğine, yasa değişikliğinin idari para cezaları ve idari yıkıma ilişkin olduğuna, yapı kayıt belgesinin yapıyı ruhsata uygun hale getirmediğine, sanıkları mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.GEREKÇE
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 22.12.2015 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4827, K. 2024/7587, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama