KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/73 E., 2024/9479 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/503 E., 2016/370 K.
- Katılanlar
- ..., ...
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, aynı Kanunun 53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi özetle, mahkumiyet kararının yokluğunda verildiğine, verilen mahkumiyet hükmünün kendisine tebliğ edilmediğine, temyiz hakkını kullanmak istediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kardeşini yakalamak isteyen görevli polis memurlarının üzerine, duvar kaplama taşlarını atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmalarına neden olduğu, bu suretle görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Başka suçtan cezaevinde hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'e duruşmadan vareste tutulma hakkının hatırlatılmadığı ve bağışık tutulma talebi de bulunmadığı halde, 30.03.2016 tarihli son oturumda hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/73, K. 2024/9479, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama