KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/9577 E., 2025/4593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/340 E., 2020/468 K.
- Suç
- Cumhurbaşkanına hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; suçun unsurları itibariyle oluştuğuna, Cumhurbaşkanına hakaret suçunda ihtilat şartının aranmadığına, usul ve Yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Katılan vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasamızın 104/1. maddesine göre, Cumhurbaşkanı devletin başıdır ve bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanına hakaret suçu, kişilere ve şerefe karşı suçlar içerisinde değil Devlete karşı işlenmiş suçlar bölümünde düzenlenerek Devleti temsil eden Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığının korunması amaçlanmıştır. Devlete karşı işlenen suçlardan bir kısmının gerçek mağdurunun makamı temsil eden gerçek kişi olmakla birlikte, devlete ilişkin hukuki yararın korunması, kişiye nazaran daha üstün tutulmuştur.
Suç doğrudan doğruya Cumhurbaşkanına olan kişiye karşı işlenmekte ise de, suçla korunan ve bu nedenle ihlal edilen hukuki değer devletin siyasal iktidar yapısıdır. (Özek, Siyasi İktidar Düzeni ve Fonksiyonları Aleyhine Cürümler, İst 1967 s. 10)
Hakaret, bir kişiye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle; onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır.
Hakaret suçu, mağdurun yokluğunda işlendiğinde suçun vücut bulabilmesi için hakaret edenin söz ve davranışlarının en az 3 kişi tarafından öğrenilmesi gerekir. Hakaret edilen ortamda mağdurun olmadığı hallerde, 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinde; hakaret teşkil eden fiilin 3 kişiyle ihtilat halinde işlenmesi şartını aramaktadır. Söz konusu üç kişiye hakaret edenin kendisi dahil değildir. Üç kişinin aynı yerde olması şart değildir, önemli olan üç kişinin hakareti öğrenmesidir.
Cumhurbaşkanına hakaret suçunda ise; eylemin yüze karşı ya da yoklukta işlenmesi arasında fark yoktur. Gıyapta hakaretin varlığı için belirli sayıda kişiyle ihtilat ögesi aranmadığından, failin bir kişinin duyabileceği şekilde yoklukta hakaret etmesi halinde de suç oluşur. (Yaşar-Gökçan-Artuç, TCK.6.cilt, 2.baskı s. 8628)
Açıklamalar ışığında; Cumhurbaşkanına hakaret suçunda, gıyapta hakaretin cezalandırılması için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi koşulunun aranmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/9577, K. 2025/4593, 11 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama