KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2022/9945 E., 2024/8595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/285 E. 2021/953 K.
- Suç
- İmar kirliğine neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu yapının 3.Derecede doğal sit alanı içerisinde olduğunun anlaşılması karşısında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün hükmü temyiz etme ... olduğu belirlenmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 18. Ceza Dairesince verilen bozma ilamı üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkemenin kararıyla, imar kirliliğine neden olma suçundan sanık hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin; sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine, eksik inceleme yapıldığına, bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III.GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, 29.09.2014 tarihli sanığın savunması olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/9945, K. 2024/8595, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama