Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/10850 E. , 2025/15844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/150 E., 2023/461 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/10850 E. , 2025/15844 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/150 E., 2023/461 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, polis memurlarının sanığın yakını olan inceleme dışı sanık ...'i darp ettiklerine, sanık ve inceleme dışı sanıkların tepki göstermeleri üzerine kendilerinin de darba uğradıklarına, bu durumun tarafsız kamu tanıklarınca doğrulandığına, polis memurlarının kamera görüntülerini dosyaya sunmadıklarına ve dava zamanaşımının gerçekleştiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre; 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinin son cümlesi uyarınca denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı, bu kapsamda önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sanığın yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Sanığın suçlamaları kabul etmemesi, inceleme dışı sanıkların sanık ...'i doğrulaması, tanık ...'nın sanığın hakaret ettiğine dair bir beyanının bulunmaması, mağdur ... , şikayetçi ... ve katılan ...'ın aşamalarda sanık ve inceleme dışı sanıkların hakaret ettiğini beyan etmelerine karşın katılan ..., şikayetçi ..., ..., ile mağdur ... , ..., ..., ve ...,'nin kovuşturma aşamasında sanığın hakaret ettiğine dair bir beyanda bulunmamaları, mağdur ...'ın, karakola girmeye çalışan sanık ve inceleme dışı sanıkların hakaret ettiğini duymadığını beyan etmesi, katılan ...'in inceleme dışı sanık ...'in hakaret ettiğini belirtmesine karşın sanık ...'in hakaret ettiğinden bahsetmemesi, katılan ...'ın ise dışarıdaki gruptan birinin hakaret ettiğini belirtmesine karşın hakaret eden kim olduğunu bilmediğini belirtmesi karşısında; soruşturma aşamasında karakol dışındaki grubun kendilerine hakaret ettiğini belirten mağdur, şikayetçi ve katılanlara sanık ...'in eylemlerinin nelerden ibaret olduğu sorulmak suretiyle beyanları arasındaki çelişki giderilerek, giderilemediği takdirde yöntemince irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; A. Sanık ve inceleme dışı sanıkların, polis memurlarının inceleme dışı sanık ...'i darp etmelerine tepki göstermeleri üzerine polis memurları tarafından kendilerinin de darba ve hakarete uğratıldıklarını beyan etmeleri, bu hususun tanıklar ... ve ... tarafından doğrulanması ve sanığın yaralanmasına ilişkin adli rapor içeriği karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması, B. Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 Sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 55. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.