İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/11260 Karar: 2025/502 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/11260 K.2025/502

4. Ceza Dairesi 2023/11260 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/647 E., 2022/713 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : Düşme, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Sanık ...'in hükümden önce 13.07.2021 tarihinde öldüğü, ölüm üzerine vekalet ilişkisi

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/11260 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/647 E., 2022/713 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : Düşme, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Sanık ...'in hükümden önce 13.07.2021 tarihinde öldüğü, ölüm üzerine vekalet ilişkisi

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/11260 E. , 2025/502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/647 E., 2022/713 K. SUÇ : Göçmen kaçakçılığı HÜKÜM : Düşme, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, Sanık ...'in hükümden önce 13.07.2021 tarihinde öldüğü, ölüm üzerine vekalet ilişkisinin sona erdiği, bu nedenle sanık müdafiinin temyize yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden sanığın eşinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine verilen Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında düşme kararı ile aracın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın eşinin temyiz isteği, müsadere kararı sebebiyle mağdur olduklarına, kararın kaldırılması talebine vesaire ilişkindir. III. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- CMK'nın 257/2. maddesindeki "Müsadere veya iade olunacak eşya veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde hakkı olan kimseler de duruşmaya çağrılır. Bu kişiler, sanığın sahip olduğu hakları kullanabilirler." amir hüküm karşısında, yasal mirasçıların duruşmadan haberdar edilmeyerek yokluklarında yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- TCK’nın 64. maddesindeki "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." ile CMK' nın 223/8. maddesindeki "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması halinde davanın düşmesine karar verilir." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, düşme kararı, sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren nedenlerden birisini oluşturmaktadır. Dolayısıyla hakkında düşme kararı verilen kimsenin hukuk düzeni açısından hüküm giymiş gibi kabul edilerek bir suç işlediği gerekçesiyle hakkında doğrudan ceza (hapis veya adli para cezası) olmasa da güvenlik tedbiri biçiminde cezai sonuçlar da uygulanması mümkün değildir. Güvenlik tedbiri olan müsaderenin uygulanabilmesi için kişinin suç işlediğinin kesinleşen bir mahkeme kararı ile ortaya konulması gerekir. Nitekim Ceza Genel Kurulunun 2009/7 – 96 Esas, 2009/188 Karar sayılı kararında da, sanıktan ele geçirilen ve bizatihi müsadereye tabi olmayan eşyanın müsaderesine karar verilebilmesi için öncelikle işlediği eylemin suç teşkil etmesinin gerekli olduğu vurgulanmıştır. Somut olayda; TCK'nın 64 ve CMK'nın 228. maddeleri uyarınca davanın düşmesine dair karar, kişinin suç işlediğini ortaya koyan bir mahkeme hükmü niteliğinde bulunmadığından ve müsadereye konu eşyanın niteliği itibariyle bizatihi müsadereye tabi olan eşya olmaması karşısında, söz konusu eşyanın yasal mirasçılara iadesine karar verilmesi gerekirken TCK'nın 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Sanığın hükümden önce öldüğü, ölüm üzerine vekalet ilişkisinin sona erdiği, bu nedenle temyiz eden müdafiinin buna yetkisi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın Eşinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın eşinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla