İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/13598 Karar: 2023/25052 Tarih: 2023

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/13598 K.2023/25052

4. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2023/25052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/76 E., 2016/34 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 say

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2023/25052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/76 E., 2016/34 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 say

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/13598 E. , 2023/25052 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/76 E., 2016/34 K. SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 2.Sanık ... hakkında şikâyetçiler H.A. ve A.Y.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 7.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 3.Sanık ... hakkında katılan Ö.Y.'ye yönelik hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 6.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir. 4.Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçundan, aynı Kanun'un 25 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan sanığın temyiz isteğinin; kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna, suçlamaları kabul etmediğine, kendisine hakaret edildiği ve darp edildiğine, hakkında hakaret suçundan iki ayrı ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehine hükümler uygulanmadığına, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tarihinde ayakkabıcılar pasajının en üst katında bulunan kahvehanede kumar oynandığına dair yapılan ihbar üzerine görevli polis memurlarının olay yerine intikal ettiği,çıkan tartışmada şüpheli ...'un görevli polis memurlarına "Siz kimsiniz de buraya geliyorsunuz, çingeneye padişahlık vermişler önce babasını kesmiş, Allah belanızı versin." dediği, hakkında yapılacak işlem için Emniyet Müdürlüğüne götürülmek istendiği sırada da polis memuru Ö.Y.'ye sinkaflı küfürlerde bulunup yüzüne yumruk vurmak suretiyle yaralanmasına sebebiyet verdiği, polis memuru Ö.Y.'de şahsı etkisiz hala getirmek için meşru müdafaa dahilinde şüphelinin yaralanmasına sebebiyet verdiği iddiasıyla hakkında açılan davada sanık ...'un atılı suçları işlediği, sanık ...'ın kasten yaralama eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığı, Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'un Temyiz Sebepleri ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, şikayetçiler H.A. ve A.Y.'ye söylediği “Siz kimsiniz, çingeneye padişahlık vermişler babasını kesmiş, hepinizin Allah belasını versin” şeklinde kabul edilen sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Kabule göre de; Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın şikâyetçiler H.A. ve A.Y.'ye hakaret ettikten sonra katılan Ö.Y.'ye hakaret etmesi biçimindeki eylemlerinin, aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla şikayetçiler ve katılana karşı işlenen tek bir hakaret suçunu oluşturduğu ve hakaret suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, ayrı ayrı hükümlülüğüne karar verilmesi, 3.Sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret suçunda, adli para cezası tercih edilmesine rağmen görevi yaptırmamak için direnme suçunda, hükmedilen hapis cezasının yeterli gerekçe gösterilmeden adli para cezasına çevrilmemesi suretiyle çelişki yaratılması, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. B.Katılanın Temyiz Sebebi Yönünden Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Temyiz Sebebi ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede 1.Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 15.04.2015 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla