Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/13633 E. , 2025/18836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1113 E., 2023/557 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkınd
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/13633 E. , 2025/18836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1113 E., 2023/557 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, bozma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince verilen bozma kararının temyiz edilebilir bir karar olmadığı belirlenmiştir. Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilerek, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiinin başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince önceki hükümlerin kaldırılarak, sanığın hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından daha ağır bir ceza ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ile müdafiinin temyiz istemleri, suçların unsurlarının oluşmadığına, ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olması nedeniyle karara esas alınamayacağına, dosyada cezalandırmaya yeterli delilin bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. İncelemeye konu olayda; kamu görevlilerine yönelik eleştirilere izin verilen sınırların özel kişilere nazaran daha geniş olması, suç tarihinde FETÖ/(PYD) terör örgütünün yapılanmasına yönelik birçok soruşturmanın devam ediyor olması karşısında, sanığın terör örgütüne ilişkin bu sözlerinin hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de a. Sanığın, cezai ehliyeti olup olmadığına dair alınacak olan raporda, eylemini gerçekleştirdiği sırada 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca “akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış veya önemli derecede azalmış olup olmadığı” konusunda bir tespite yer verilmesi gerekirken, bu yöndeki tespitin sanığın 21.02.2018 tarihinde işlediği başka bir suç için düzenlenen rapora dayanılarak yapılması suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 57. maddesindeki düzenlemeye aykırı davranılması, b. Hakaret suçunun, aleni bir yer olan polis merkezinin önünde, sanığın ekip aracına alınmak istendiği sırada gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, c. Tekerrüre esas başka bir sabıkası olduğu anlaşılan sanık hakkında, tekerrüre esas alınan Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/711 E., 2011/720 K. sayılı ilamının, kesinleşme tarihi noktasında, adli sicil kaydında iki farklı tarih gösterilmesi ve bu tarihlerden birisinin sanığın eyleminden sonraki bir tarihe denk gelmesi nedeniyle söz konusu ilamın kesinleşme tarihinin net olarak tespit edilmesi ve sanık hakkında hangi ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin tereddüte mahal vermeksizin tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. IV. KARAR A. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükümle İlgili Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesinin “Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir” şeklinde düzenlendiği nazara alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince kurulan bozmaya ilişkin hükmün temyiz edilebilir bir hüküm olmadığı, Anlaşılmakla, sanık ile müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret ve Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ile müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hakaret suçu yönünden cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2025 tarihinde karar verildi.