KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/13812 E., 2023/24165 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/826 Değişik iş
- Suç
- Kötü muamele
- Karar
- İtirazın reddi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
846 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Kötü muamele suçundan sanık ...'nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.04.2021 tarihli ve 2020/37 Esas, 2021/179 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/826 Değişik iş sayılı kararının,
Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 gün ve 2023/89691 sayılı Tebliğname'si ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Niğde 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/04/2021 tarihli kararını müteakip sanık müdafiine gerekçeli karar tebliğ edilmeden süre tutum dilekçesinin incelenmek üzere itiraz merciine gönderilmesi üzerine, itirazın reddine dair Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2021 tarihli ve 2021/336 değişik iş sayılı kararına karşı sanık müdafii tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/05/2022 tarihli ve 2022/7945 esas, 2022/13592 sayılı ilamıyla "...sanık müdafisine gerekçeli karar tebliğ edilmeden itirazın incelenmesi ve yukarıda yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, itirazı inceleyen merciin hem usul hem esas yönünden inceleme yaparak, her türlü hukuka aykırılıkları denetleyebileceği anlaşıldığından,
itiraz konusu incelenmeksizin itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır." gerekçesiyle Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/06/2021 tarihli ve 2021/336 değişik iş sayılı kararının bozulmasına dair karar verilmesini takiben sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin itirazının reddine ilişkin Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/09/2022 tarihli ve 2022/826 değişik iş sayılı kararının verildiği anlaşılmakla,
Dosya kapsamına göre, merci Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden inceleme yapılarak itirazın reddine dair karar verilmiş ise de; Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 30/05/2022 tarihli ve 2022/7945 esas, 2022/13592 sayılı bozma ilamı doğrultusunda, itiraz mercii tarafından sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin esasa yönelik itirazları konusunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşulların var olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için, anılan maddenin 6 ncı fıkrasında belirtilen objektif ve subjektif koşulların bulunması ve öncelikle sanığın isnat edilen suçu işlediğinin yapılan yargılama sonucu belirlenmesi gerekmektedir.
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz yoluna başvurulabilecektir.
Olağan kanun yollarından olan itiraz, 5271 sayılı Kanun'un 267 ila 271 inci maddeleri, arasında düzenlenmiş olup "İtiraz olunabilecek kararlar" başlıklı 267 nci maddesinde; "Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir" şeklindeki düzenlemeye göre, kural olarak sadece hakim kararlarına karşı gidilebilecek olan itiraz yoluna, kanunlarda açıkça gösterilmiş olunması kaydıyla mahkeme kararlarına karşı da başvurulması mümkündür.
5271 sayılı Kanun'un 270 ve 271 inci maddelerine göre, itiraz incelemesi kural olarak duruşmasız ve dosya üzerinden yapılacak, merci gerekli görürse Cumhuriyet savcısı, müdafii veya vekili de dinleyebilecektir. Bunun yanında merci, yazı ile cevap verebilmesi için itiraz istemini Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilecek, kendisi de inceleme ve araştırma yapabileceği gibi gerekli gördüğünde bunların yapılması konusunda emir de verebilecektir.
5271 sayılı Kanun'un itirazla ilgili yukarıda yer verilen maddelerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın yalnızca şekil yönünden inceleneceği, esasın inceleme dışı bırakılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 22.01.2013 tarih ve 2012/10-534 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararında. “İtiraz mercii, O Yer Cumhuriyet Savcısının suç vasfına yönelik aleyhe başvurusu üzerine incelemesini sadece şekli olarak değil, hem maddi olay hem de hukuki yönden yapmalı, gerekli gördüğünde cevap vermesi için itirazı sanık müdafiine tebliğ etmeli ve Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafiini dinlemeli,
yine ihtiyaç duyduğu konular varsa gerekli araştırma ve incelemeyi yapmalı ya da bunların yapılmasını sağlamalı ve bunun sonucunda da TCK'nın 191/2 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının isabetli olup olmadığına karar vermelidir.” şeklindeki gerekçesiyle itirazın hem maddi hem hukuki yönden ele alınması ve her yönden hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğine karar vermiştir.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık müdafinin itirazda bulunması üzerine, itirazı inceleyen mercii tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yalnızca 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesindeki şekli koşullar yönüyle incelenip itirazın reddine karar verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen Ceza Genel Kurulu kararında da vurgulandığı üzere, itirazı inceleyen merciin hem usul hem esas yönünden inceleme yaparak, her türlü hukuka aykırılıkları denetleyebileceği anlaşıldığından, itirazın yalnızca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı ile sınırlı yapılması ve itiraz konusu incelenmeksizin itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/13812, K. 2023/24165, 15 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama