Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/14716 E. , 2023/26307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/365 E., 2016/340 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 527
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/14716 E. , 2023/26307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/365 E., 2016/340 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Düzeltilerek esastan ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen hükümlere yönelik temyiz başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilip karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, İlk Derece Mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine ilişkin 30.12.2019 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2016 tarih ve 2016/427 Esas, 2016/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun belirlenen temel adli para cezasının; gün adli para cezası yerine, bir yıl karşılığı adli para cezası olarak belirlendiği ve sonuç ceza olarak "6.080,00 TL adli para cezası" yerine "6.000,00 TL adli para cezasına" hükmedilmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi ve kazanılmış hak gözetilerek sonuç olarak 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması şeklinde hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, yazının ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kapsamında olduğuna, hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Muhabir olan sanığın, ... hesabından yayınladığı yazısında şikayetçinin belediye başkanı olduğu döneme ilişkin olarak somut fiil isnat ederek hakaret ettiği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde belirlenen temel adli para cezasının; gün adli para cezası yerine, yıl karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılık bulunmadığından sanığın istinaf talebi yerinde görülmemiştir. IV. GEREKÇE 1. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Öte yandan kendilerine belirli idari yetkiler verilmiş görevlilerin, sözlerine ve eylemlerine getirilen eleştirilere daha fazla hoşgörü göstermeleri gerektiği AİHM içtihatlarında kabul edilmektedir. AİHM, kamu görevlilerine karşı yapılmış hakaret içerikli ifadelerle ilgili bir başvuruda, başvuruya konu sözlerin, kamuoyunun söz konusu görevlinin performansına duyduğu güveni ortadan kaldırmaya yönelik gerçek bir tehlike meydana getirip getirmediğini incelemektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana hitaben söylediği kabul edilen sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici ve sarsıcı ağır eleştiri niteliğinde olduğu, dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a. Sanığın ... isimli internet sosyal paylaşım sitesinde yayınladığı açıklamalarının, haber ajansında yayınlandığı ve aynı zamanda ajansın abonesi olan gazete, internet sitesi ve televizyonlara servis edildiğinin belirtilmesi karşısında, hakaret suçunun aleni bir şekilde işlenip işlenmediğinin tartışılmaması, b. Hakaret suçunun aleni olarak gerçekleşmediğinin kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle, Kararda hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.