KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/15371 E., 2025/18302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/895 E., 2023/938 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
508 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığa kötü muamelede bulunan şikayetçilerin çelişkili beyanlarına itibar edilerek verilen kararın hukuka aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ve resen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43/2. fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, fiil tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43. maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiilin doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, sanığın, kendisini hastaneye götüren jandarma personellerine hakaret ettikten sonra cezaevinde infaz koruma memurlarına hakaret ettiği, aynı olayın devamı kapsamında, aynı yer ve zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilen hakaret suçunun, hukuken tek bir fiille gerçekleştirildiği, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi uyarınca tek ceza verilip, bu cezanın aynı Kanunun 43/2. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği anlaşıldığından,
sanığın, jandarma personellerine yönelik hakaret eylemi nedeniyle Tekirdağ 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/167 Esas, 2019/96 Karar sayılı dosyası kapsamında açılan davanın akıbeti araştırılarak mümkün olması halinde birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/15371, K. 2025/18302, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama