KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/15494 E., 2024/5352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/173 E., 2023/225 K.
- Suç
- Fuhuş
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bozma üzerine Yerel Mahkemece sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca iki kez 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezalarıyla cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçlamayı kabul etmediğine ve kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezalarının türü ve üst hadlerine göre, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. Suçun işlendiği 03.01.2011 tarihine göre, dava zamanaşımını durduran bir neden bulunmadığı da dikkate alındığında, bozma sonrası verilen karar tarihinden önce 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/15494, K. 2024/5352, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama