İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/15734 Karar: 2025/17614 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/15734 K.2025/17614

4. Ceza Dairesi 2023/15734 E. , 2025/17614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3663 E. 2023/2300 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/15734 E. , 2025/17614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3663 E. 2023/2300 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz ede

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/15734 E. , 2025/17614 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3663 E. 2023/2300 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; dava konusu somut olayda hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, mahkemece delillerin takdirinde aleyhine yanılgıya düşülerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ve hakkında her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkûmiyete yeter delil elde edilmesi gerektiğine, atılı suçu işlemediğine, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/106 E. sayılı dosyasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 128. maddesinde; "Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder. Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür. Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmelerin, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşabilir. Somut olayda; tüm dosya kapsamı, iddianame anlatımı ile Mahkeme kabulüne göre; suç tarihinde yazı işleri müdürü olarak görev yapan sanığın Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/106 E. sayılı dosyasına sunduğu dilekçe içeriğinde geçen ifadelerle mağdura hakaret ettiğinin kabul edildiği, ancak dilekçe içeriği bir bütün olarak incelendiğinde sanığın yargılandığı mahkemeye sunduğu dilekçenin savunma hakkının kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle savunmanın dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla