KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/1921 E., 2024/7584 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/918 E. , 2023/128 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen istinaf başvurusunun reddine dair hükmün Dairemizin 27.09.2022 tarihli ilamı ile bozulması üzerine Yerel Mahkemece yapılan yargılamada hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin özetle; hakkında verilen adli para cezasını ödeyemeyeceğine, hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, karıştığı tartışmaya müdahale eden polis memurlarına hakaret ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Aleyhe değiştirme yasağının münhasıran “cezalar” ile ilgili ve sınırlı olduğu, bozma öncesi 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmadan 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrası uygulanarak 8.840 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi şeklindeki uygulamanın sanık lehine olduğu ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı olmadığı belirlenerek tebliğnamede bu husus yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
1. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur ve şikayetçinin beyanı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından sanığın mahkumiyeti yönündeki Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanık hakkında adli para cezası tayininin yerinde olduğu anlaşılmakla sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış,
Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı olarak, cezanın belirlenmesi sırasında aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin, 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasından sonra uygulanması gerektiği gözetilmeyerek fazla ceza tayin edilmesi, hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/1921, K. 2024/7584, 28 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama