KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/2252 E., 2025/10692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/734 E., 2022/275 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; gıyapta hakaret eyleminin mağdura yönelik olduğuna dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delillerin elde edilemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1.Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 11.06.2013 tarihli ve 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı kararında da kabul edildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın anılan Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür.
Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın, mağdura yönelik eylemlerini kısa zaman aralığı içinde gerçekleştirmesi karşısında, eylemin tek suç oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uygulanarak fazla cezaya hükmolunması,
2.Kabule göre de; sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede talep olunmayan 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/2252, K. 2025/10692, 4 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama