KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/3630 E., 2025/12410 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/559 E., 2022/532 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde;
08.12.2020 tarihli dilekçesiyle davaya katılmak istediğini bildiren şikayetçi vekilinin talebi hakkında karar verilmemiş ise de, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören ve 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen şikayetçinin aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü;
Sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi, genel hükümlere göre yapılan yargılamaya ilişkin duruşma davetinin katılan vekiline yapılmadığına, yeterli delilin bulunmadığına, tanık beyanına itibar edilmediğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, katılma talebinde bulunulduğu halde katılma kararının verilmediğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair dosyada yeterli delilin bulunduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde düzenlenen "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır." hükmüne aykırı olarak Mahkemece duruşma davetinin katılan vekili yerine doğrudan katılana yapılması nedeniyle tebligatın usûlsüz olduğunun anlaşılması karşısında, katılanın 5271 sayılı Kanun'un 233. ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu haklarını kullanabilmesi için katılan vekilinin duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen duruşma günü bildirilmeden ve 5271 sayılı Kanun'un mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
l V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, sair yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/3630, K. 2025/12410, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama