İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2023/5047 Karar: 2025/18554 Tarih: 2025

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2023/5047 K.2025/18554

4. Ceza Dairesi 2023/5047 E. , 2025/18554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/869 E. , 2022/600 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün temyi

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2023/5047 E. , 2025/18554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/869 E. , 2022/600 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün temyi

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2023/5047 E. , 2025/18554 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/869 E. , 2022/600 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğunu ileri sürerek beraat kararının bozularak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sosyal medya hesabından yapmış olduğu paylaşımın hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir. Hakaret suçu TCK'nın 125. maddesinde tanımlanmıştır. Bu düzenlemeye göre hakaret; bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını saldırmak olarak tanımlanmıştır. Yargıtay uygulamalarına göre bir eylemin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişmektedir. Kişilere yönelik ağır eleştiri ve veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu olarak değerlendirilmemesi gerekmektedir. Söz ve diğer davranışların hakaret suçunu oluşturabilmesi için açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek ağırlıkta somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Anayasa’nın Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesi; "Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar... Bu hürriyetlerin kullanılması,... başkalarının şöhret veya haklarının,... korunması ... amaçlarıyla sınırlanabilir… Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir." hükmünü, Anayasa’nın 13. maddesi ise; "Temel hak ve hürriyetler, ... yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, ... demokratik toplum düzeninin ... gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.” hükmünü içermektedir. Anılan düzenlemelere, öğreti ve yargısal uygulamalara göre ifade özgürlüğü sadece toplum tarafından kabul gören veya zararsız veya ilgisiz kabul edilen bilgi ve fikirler için değil, incitici, şoke edici ya da endişelendirici bilgi ve düşünceler için de geçerlidir. Anayasa Mahkemesi pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya ve hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul etmiştir. Bu özgürlük, kişinin haber ve bilgilere, başkalarının fikirlerine serbestçe ulaşabilmesi, düşünce ve kanaatlerinden dolayı kınanamaması ve bunları tek başına veya başkalarıyla birlikte çeşitli yollarla serbestçe ifade edebilmesi, anlatabilmesi, savunabilmesi, başkalarına aktarabilmesi ve yayabilmesi anlamına gelir. Çoğunluğa muhalif olanlar da dâhil olmak üzere düşüncelerin her türlü araçla açıklanması, açıklanan düşünceye paydaş sağlanması, düşünceyi gerçekleştirme ve gerçekleştirme konusunda başkalarını ikna etme çabaları ve bu çabaların hoşgörüyle karşılanması çoğulcu demokratik düzenin gereklerindendir. Toplumsal ve siyasal çoğulculuğu sağlamak, her türlü düşüncenin barışçıl bir şekilde ve serbestçe ifadesiyle olanaklıdır, demokrasinin işleyişi içinde yaşamsal önemdedir. Bu düzenlemelere nazaran Devletin düşünce açıklamasını yaptırıma tabi tutmama gibi negatif, etkili şekilde koruma gibi de pozitif yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu hak, çoğulcu demokrasilerde, vazgeçilemez ve devredilemez bir niteliğe sahiptir. Toplumun ilerlemesi ve her insanın gelişimi için ana temeli oluşturmaktadır. İfade özgürlüğünü sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun kabul edilebilmesi için zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşılaması ve orantılı bir müdahale olması gerekir. Müdahaleyi oluşturan tedbirin zorunlu bir toplumsal ihtiyacı karşıladığının kabul edilebilmesi için ise amaca ulaşmaya elverişli olması, başvurulabilecek en son çare ve alınabilecek en hafif önlem olarak kendisini göstermesi gerekmektedir. Ancak her hak gibi bu hak da sınırsız değildir. Bireylerin şeref ve itibarı, özel ve aile hayatı Anayasa'nın 17. maddesiyle korunan manevi varlık kapsamındadır. Devlet, bireyin manevi varlığının bir parçası olan şeref ve itibara keyfi olarak müdahale etmemek ve üçüncü kişilerin saldırılarını önlemek zorundadır. Yasalarımıza göre bu eylemler ceza hukukunda hakaret suçu olarak düzenlenmiş, özel hukukta ise tazminatı gerektiren haksız fiil sayılmıştır. Yasal düzenlemelere ve Ceza Genel Kurulunun karalarına göre, iftira, küfür, onur, şeref ve saygınlığı zedeleyici söz ve beyanlar, müstehcen içerikli söz, yazı, resim ve açıklamalar, savaş kışkırtıcılığı, hukuk düzenini cebir yoluyla değiştirmeye yönelen, nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve şiddet yaratmaya yönelik bulunan ifadeler ise düşünce özgürlüğü bağlamında hukuki koruma görmemekte, suç sayılmak suretiyle cezai yaptırımlara bağlanmaktadır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Şüphelinin, .. isimli sosyal paylaşım sitesinde .. .. kullanıcı adı ile açmış olduğu sayfasında; 1-)15/012019 tarihinde; ''KAYBOLAN SİLAHLAR ... VAKFI'NDA'' başlıklı ''.. VE ÇETESİ İÇ SAVAŞ TEZGAHLIYOR... İçimizdeki sinsi, hain tehlike: .. PKK'dan bin kat fazla tehlike: ..: Devlet envanterine kayıtlı 150 binden fazla silah ve 180 bin ton mühimmat, 15 Temmuz çakma darbeden hemen önce ...'lilere dağıtıldı. Gerekirse kullanın emri verildi. İçlerinde suikast silahları ve tam otomatik tüfeler de vardı. .. .. Vakfı'ydı... PKK'dan ele geçirilen 30 bin silah ve 20 bin ton mühimmat da çakma darbeden hemen önce kayboldu... Kaybeden ... Vakfı'ydı... ... Vakfı'nın tüm illerde ve ilçelerde binaları var. Tüm binaların altında sığınaklar ve silah depoları var. ... Vakıflarını silah deposu haline getiren, eski yöneticisi ( şimdi TBMM Başkanı ( .. ... ... Vakfı'nın kurucusu .. ve çetesi iç savaş planları tezgahlarken... .. Vakfı ..'lilere silah ve mühimmat dağıtmaya... ..'li teröristlere silah kullanma eğitimi vermeye devam ediyor. Kamuoyuna suç duyurusudur... ( .. ) .. .. (..)'' şeklinde yazıyı, 2-)22/12/2018 tarihinde; ''T.C. CUMHURBAŞKANI'' başlıklı ''MİT MÜŞTEŞARLIĞI'NA (Sayın .. ..)'' hitaben yazılmış olan darbenin Cumhurbaşkanını emri ile yapıldığı izlenimi veren sahte belgeyi, 3-)28/11/2018 tarihinde; Cumhurbaşkanının kucağında ..'nin kedi şeklinde karikatürize edilmiş fotoğrafı, 4-)25/11/2018 tarihinde; Cumhurbaşkanını elindeki tepside ''Elektrik zammı,doğalgaz zammı, benzin zammm. vergi'' şeklinde ibareler bulunan kazıkları taşıyan garson olarak tasvir edildiği ve üzerinde ''KEKLERİNİZ GELDİİ'' şeklinde yazı olan karikatürü, 5-)25/11/2018 tarihinde; Cumhurbaşkanın adalet tanrıçasını tokatlar şekilde tasvir edildiği karikatürü, 6-)25/11/2018 tarihinde; Cumhurbaşkanının fesli ve üzerinde ''Turkey'' yazılı çuvaldan para boşaltan kişi olarak tasvir edildiği karikatürü ve '' TOKAT GİBİ BİR YABANCI KARİKATÜR...'' şeklinde yorumu, 7-)25/11/2018 tarihinde; Cumhurbaşkanını hapishane şeklinde gösterilen Türkiye haritası önünde gardiyan gibi duran kişi olarak tasvir edildiği karikatürü ve '' Türkiye kapak fotoğrafını sabitledi(!) '' şeklinde paylaşımlar yaptığı, yapılan bu paylaşımların Cumhurbaşkanının şeref, onur ve saygınlığını rencide edecek boyutta olduğu ve bu nedenle sanığın üzerine atılı bulunan suçun oluştuğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun beraat hükmünün onanması yönündeki düşüncesine iştirak etmiyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla