KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/5292 E., 2025/14053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1450 E. 2022/1139 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, görevi yaptırmamak için direnme suçundan ilk Derece Mahkemesince verilen beraat hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; katılan ve diğer polis memurlarından kaynaklanan haksız bir eylem bulunmadığı halde tahrik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, hükümlerin bozulması gerektiğine yöneliktir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanıktaki yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte bulunduğuna, katılan polis memurları tarafından yaralandığına, ölçülülük ilkesinin aşıldığına, sivil tanıkların beyanlarının olaydan sonra sabah saatlerinde alındığına, tutanağın katılanlar tarafından düzenlenmesi nedeniyle itibar edilemeyeceğine, meşru müdafaa hükümleri ile tahrik oranının en üst
sınırdan uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükme Yönelik İncelemede; Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanıkların anlatımları, tutanaklar, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/5292, K. 2025/14053, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama