KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/5901 E., 2025/14546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1816 E., 2022/1786 K.
- Suçlar
- Hakaret, tehdit
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin reddi, bozma
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Yapılan ön incelemede sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Samsun 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, olayın hastanede gerçekleştiğine, sinir krizi geçirmesi nedeniyle hiçbir şey hatırlamadığına, suç işleme kastı olmadığına, pişman olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Tüm dosya kapsamı, jandarma görevlisi olan mağdur ve katılanın aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanlarda bulunmaları ve olay tutanağı karşısında, Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Ancak;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası.
"Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır." hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir.
Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hareketin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir.
Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hükümlü olarak bulunduğu cezaevinden tedavisi için hastaneye sevki sonrasında acil serviste bekletilirken mağdur ...'a hakarette bulunduktan sonra katılan ...'a da hakarette bulunması biçiminde iddianamede anlatılan ve mahkemece kabul edilen eylemi nedeniyle, hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi de uygulanarak bir kez cezalandırılması gerekirken, mağdur sayısınca iki kez cezalandırılması hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının d) bendinin ilgili bölümünde yer verilen "… ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelenen suçun 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar kapsamında olmadığı
birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/5901, K. 2025/14546, 29 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama