Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2023/8079 E. , 2025/13894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1803E., 2022/2709 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak v
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2023/8079 E. , 2025/13894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2021/1803E., 2022/2709 K. SUÇ: Hakaret HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Tebliğname'de; hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe hükümler içeren 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesi yerine aynı Kanun'un 29. maddesinin uygulanması sebebiyle hükmün bozulması gerektiği görüşü belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, katılanın hakaret etmesi ve kolundan tutup zorla araca bindirmek istemesine karşı tepki gösterdiğine, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 29. maddesi yerine aynı Kanun'un 129. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE İlk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı ve katılanın zor kullanma yetkisinde sınırı aşmadığı, bu sebeple haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların oluşmadığı ancak aleyhe istinaf olmadığından cezanın aleyhe değiştirilemediği şeklindeki Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmakla temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Balıkesir 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığın hakaret eylemini haksız tahrik altında işleyip işlemediği ve tahrik hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı noktasındadır. Sanığın olay günü hakkında işlem yapan kolluk görevlisinin ''Bin lan arabaya'' deyip sert muamele ve kaba söylemlerde bulunmasına tepki olarak hakaret suçunu işlediği ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, haksız tahrik altında hakaret suçu işleyen sanık hakkında TCK 129. maddesi yerine 29. madde uygulanmıştır. İstinaf başvurusu üzerine kararı inceleyen BAM Ceza Dairesi, eylemin haksız tahrik altında işlenmediğini, işlendiğinin kabul edilmesi halinde dahi indirim oranının doğru olduğuna hükmetmiştir. Haksız tahriki düzenleyen TCK 29. madde uyarınca, tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için, haksız bir fiilin bulunması, bu fiilin nesnel olarak failde öfke yaratacak nitelikte olması, bu öfke ve elemin etkisi ile tepki göstermesi ve haksız fiilin doğrudan mağdurdan kaynaklanması gerekir. TCK 129. madde ise haksız tahriki düzenleyen bu genel ilkeler çerçevesinde ayrı ve hakaret suçuna özgü bir düzenleme içermektedir. Hakaret suçlarında fiilin haksız tahrik altında işlendiğinin kabulü halinde TCK 129. maddenin uygulanması gerektiği tartışmasız uyulması gereken bir kuraldır. Somut olayda, mağdurun haksız bir fiile tepki olarak hakaret suçunu işlediği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK 129/1. madde uygulanması zorunluluğu gözetilmeden, TCK 29. madde uygulanarak hüküm kurulması hukuka aykırıdır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle, hükmün bozulması yerine onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne karşıyız.