KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2023/9870 E., 2025/6394 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/988 E. 2022/1543 K.
- Suçlar
- Müstehcenlik, fuhuş
- Hükümler
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Temyiz edenler
- Sanıklar müdafileri, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
976 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında; Sanıklar ..., ... ve ... hakkında müstehcenlik suçundan kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının kesin nitelikte oldukları belirlenmiştir. Sanıklar ... ile ... hakkında fuhuş suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçelerinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar ... ile ... hakkında fuhuş ve müstehcelik suçlarından, sanık ... hakkında müstehcenlik suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafiinin temyizinin; hükümlerin usul ve Yasa'ya aykırı oldukları, fuhuş suçu yönünden diğer sanık ...'in anlatımları dışında sanığın mağdur ... M.'yi fuhuşa teşvik ettiği yönünde her hangi bir tanık ifadesi bulunmadığı, diğer tanıkların duyuma dayalı anlatımları olduğu, mağdurun aşamalarda sanık yönünden beyanlarının çelişkili olduğu, diğer sanık ...'in baskı ve tehdidi
sonucu mağdur ... M.'nin sanık hakkında asılsız iddialarda bulunduğu ve lehe hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık ... müdafiinin temyizinin; sanık hakkında diğer sanıkların suçlamaları dışında her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı, kararın usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Sanık ... Demir müdafiinin temyizinin; sanığa atılı suçlardan verilen hükümlerin usul ve Yasa'ya aykırı oldukları, sanığın emniyete giderek şikayetçi olduğu, soruşturma açılmasını sağlayan kişi olmasına rağmen sanık olarak mahkumiyet kararı verildiği, mağdur ... Y. ile diğer sanık ... arasında duygusal ilişki olduğu, bu nedenle diğer sanık ...'nun yönlendirmesi ile mağdurun sanık hakkında asılsız beyanlarda bulunduğu, tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararında uyarlama yapılması gerektiği, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyizinin; sanık ... hakkında verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi kararı verilmesinin usul ve Kanun'a aykırı olduğu, sabıkasında yer alan hükümde sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmadığı, bu nedenle hükmün sanık lehine bozulması talebine yönelik olduğu, sanık ...
Demir hakkında verilen hükümde ise; sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyet kararında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verildiği ancak bu ilamdaki tekerrüre ilişkin suçun 5237 sayılı Kanun'un 106/1-ilk cümle kapsamında kalan ölümle tehdit suçu olduğu dikkate alındığında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi gereğince tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı, sanığın durumunun uzlaşma sonucuna göre değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenlerle hükmün sanık lehine bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... Hakkında Fuhuş Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yükletilen fuhuş eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
1. Sanık ... Demir hakkında cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, UYAP üzerinden yapılan kontrolde, bu kararda tekerrüre esas alınan önceki ilamın 5237 sayılı Kanun'un 106/1- ilk cümlesinde tanımlanan tehdit suçu olduğu görülmekle 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alınan tehdit suçu yönünden uzlaşma sağlanıp sağlanmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilebileceği belirlenmiştir.
2. Sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden ise; ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak;
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; sanığın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına esas nitelikte başka hapis cezası içeren mahkumiyeti bulunmasına karşın, hüküm fıkrasında tekerrüre esas alınan Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin
2007/68 E. ve 2007/341 K. sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmadığı, dolayısıyla bu ilam nedeniyle sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Müstehcenlik Suçundan Verilen Hükümler Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE,
B. Sanık ... Demir Hakkında Fuhuş Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen kısım dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
C. Sanık ... Hakkında Fuhuş Suçundan Verilen Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık müdafii ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303/1.maddesi gereğince, sanık hakkında tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasından "Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/68 E 2007/341 K sayılı ilamı ile silahla tehdit suçundan 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün kesinleşme tarihinin 24/04/2014 olduğu" ibaresinin çıkartılarak yerine,
"Tosya Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/162 E. - 2007/99 K. sayılı ilamıyla 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün infaz tarihinin 11.09.2019 olduğu" ibaresinin eklenmesi biçiminde, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/9870, K. 2025/6394, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama