KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/12128 E., 2025/2717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/453 E., 2022/339 K.
- Suç
- İmar kirliliğine neden olma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Bozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; kararın açıkça hukuka, yürürlükteki mevzuata ve Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına aykırı olduğuna, suçun hiçbir surette işlenmemiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince 13.04.2022 tarihinde verilen temyize konu işbu kararda " İstanbul 11. İdare Mahkemesi 2020/867 Esas, 2021/3016 Karar sayılı ilamı ile yapı kayıt belgesinin iptal edildiği,
bu hali ile sanığın kaçak olan yapıya ilişkin halihazırda başkaca bir yapı kayıt belgesinin olmadığının .." ifade edildiği 3194 sayılı imar Kanunu'nun geçici 16. maddesi doğrultusunda düzenlenen ve ekte sunulan 24.01.2020 tarihli, 5774979 başvuru, ae2pe5d4 belge numaralı yapı kayıt belgesi ile ilgili yapının hukuki olarak yeniden ruhsatlı ve iskanlı bir yapı durumuna getirildiğine, beraat kararı verilmesi gerektiği talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, katılanın beyanları, yapı tatil tutanağı, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu, Yapı Kayıt belgesinin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararı ve kesinleşme şerhine göre, sanığın atılı suçu işlediği yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/12128, K. 2025/2717, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama