KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/12299 E., 2026/1109 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2024/1996 E., 2024/2678 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde. 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e bendi Bölge Adliye Mahkemesinin hangi hallerde ilk derece mahkemesi kararını bozarak dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere ilk derece mahkemesine gönderebileceğini açık bir şekilde düzenlemiş, bu hallerin CMK 289. maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerdeki hukuka aykırılık nedenlerinin bulunması halinde ilk derece mahkemesine gönderilebileceğini belirtmiştir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin bozma nedenlerinin hiçbiri CMK 280/1-e bendinde ve CMK 289. maddede belirtilen bozma nedenlerinden biri olmayıp Anayasa Mahkemesi'nin 2023/33667 başvuru numaralı ve 09.01.2025 tarihli ihlal kararı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı ilamı uyarınca sanık hakkında kurulan hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; matufiyet koşulunun oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; kararın çelişkili olduğuna ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığına, İlişkindir.
III. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın, suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının, demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın sözlerinin; muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendine (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere yeni bir bent eklenmiş ve hakaret (125. maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrası) suçu ön ödeme kapsamına alınmıştır.
Bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Kanun'a 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan '' soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından'' ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 27.03.2025 tarih, 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararıyla Anayasa'nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasa'nın 38. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/12299, K. 2026/1109, 12 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama