Karar Özeti
4. Ceza Dairesi 2024/1475 E. , 2026/5075 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2115 E. 2023/1939 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz eden
Karar Detayı
4. Ceza Dairesi 2024/1475 E. , 2026/5075 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2115 E. 2023/1939 K. SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve temyiz dilekçelerinde emyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında kasten yaralama ile tehdit suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen beraat hükümlerine yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince beraat hükmünün kaldırılarak, görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, çelişki tanık beyanları dışında delil bulunmadığına, suçun vasfında hataya düşüldüğüne, lehe hükümlerin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığına, bu nedenlerle hükmün bozulması talebine yöneliktir. 2.Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, aleyhe olan tanık beyanlarını kabul etmediğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanığın savunmalarına, katılan ... ile tanıklar Ö.T., N.T. ile M.K.'nın aşamalardaki beyanları ve CD çözüm tutanağına göre sanığın atılı eylemleri gerçekleştirdiğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık ile müdafiinin bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1.TCK'nın 265/1. fıkrasında tanımlanan görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı görevini gerçekleştirmeden veya görevini gerçekleştirdiği sırada cebir veya tehdit fiillerinin işlenmesi gerekir. Bu eylemlerin görevin yerine getirilmesini engellemeye elverişli olması gerekir. Bu açıklamalar çerçevesinde; sanığın ilaç yazdırmak için geldiği sağlık ocağında, doktor olan katılanın sanığın yazılmasını istediği ilaçları uygun görmeyerek yazmaması üzerine sanığın öfkelenerek katılanı tehdit etmesi ve isimliği katılana fırlatması şeklinde kabul edilen eylemlerinde sanığın katılanın yerine getirdiği kamu görevi engelleme niteliğinde bir eyleminin bulunmadığı, sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-c ve 35. maddesinde düzenlenen kasten yaralamaya teşebbüs ve anılan Kanun'un 106/1.maddesinde düzenlenen tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de, Sabıka kaydında, 01.10.2009 yılında kesinleşen 5 yıllık denetim süresi sona ermiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında sabıkası olmayan ve ifadesi talimat yoluyla alınan sanığın, suçun işlenmesindeki özellik, sanığın suçtan sonraki davranışları gözönüne alınarak tekrar suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluşmadığından '' şeklindeki yasa hükümlerini soyut tekrar niteliğinde yetersiz ve dosya içeriği ile uyumlu olmayan gerekçelerle, 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması, Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık ile müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık, ilaç yazdırmak için gittiği sağlık ocağında, istediği ilaçları uygun görmeyip yazmayan doktor katılanı öfkelenerek tehdit etmiş ve isimliği ona fırlatmıştır. İlk derece mahkemesince kasten yaralama ve tehditten beraat verilmiş, istinafta beraat kaldırılarak görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkûmiyet kurulmuştur.
Hukuki İlke: 5237 sayılı Kanun'un 265/1. maddesindeki görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşması için, kamu görevlisine karşı işlenen cebir veya tehdidin görevin yerine getirilmesini engellemeye elverişli olması gerekir. Görevi engelleme niteliği taşımayan bu eylemler, 5237 sayılı Kanun'un 86/2-3-c ve 35. maddesi kapsamında kasten yaralamaya teşebbüs ile 106/1. maddesindeki tehdit suçunu oluşturur. Kabule göre de, 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin soyut ve yetersiz gerekçeyle uygulanmaması hukuka aykırıdır.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulmasına (CMK 302/2) karar verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Direnme suçu isnadında, eylemin kamu görevini fiilen engellemeye elverişli olup olmadığı sorgulanmalı; elverişsiz eylemler için suç vasfının kasten yaralamaya teşebbüs ve tehdide dönüşeceği, lehe seçenek yaptırım/erteleme/HAGB gerekçelerinin somutlaştırılması gerektiği ileri sürülmelidir.