KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/1524 E., 2026/2303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1019 E., 2023/2398 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarının oluşmadığına, suça konu yorumu sanığın yazmadığına, hesabının çalındığına, suça konu ifadede katılanın kastedilmediğine , hakaret niteliğinde olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine, sanık savunması, suça konu yoruma ait bilgisayar çıktısına göre, sanığın atılı suçu işlemediği yönündeki temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, suça konu yorumun yapıldığı grubun herkese açık olup olmadığı araştırılarak aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile TCK'nın 125/4. maddesinin uygulanması,
2. Kabule göre de;
5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251/1. maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
İncelenen olayda sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına sanık müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılarak şikayetçiler davet edilmeden ve ihtarlı davetiyeye karşın duruşmaya gelmemesi üzerine sanığın savunması alınmadan mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak,
eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından basit yargılama usulünün uygulanamayacağı, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesi kapsamında ihtarlı davetiye çıkarılması yeterli olmadığından, sanığın duruşmada bizzat hazır edilmeyerek mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/1524, K. 2026/2303, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama