KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/153 E., 2026/2791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2026
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/1622 E., 2023/2454 K.
- Suçlar
- Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen 6 ay 7 gün hapis cezasına ilişkin 15.02.2022 tarihli kararın istinaf incelemesini yapan Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince bozulmasından sonra anılan karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uyma zorunluluğu bulunan İlk Derece Mahkemesince verilen 8 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aslında Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu,
esas olarak Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince bu hususta bozma kararı verilemeyeceği, bu tür kararların istinaf başvurusu üzerine Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince verilmesi gereken kararlardan olduğu, bu şekilde verilen kararların İlk Derece Mahkemesi kararı niteliğinde bulunduğunun kabulü halinde esasen tarafların var olan temyiz haklarının ellerinden alınmış olacağının anlaşılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan yeni mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararının temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, tanık .... dışında diğer bilgi sahiplerinin dinlenilmediğine, tanık ....'nin beyanına göre ihbar üzerine olay yerine gidilmediği için katılanların kamu görevlisi olarak kabul edilmemesi gerektiğine, sanığın hakaret veya tehdit içerikli bir ifade kullanmadığına, sanığın katılanlar tarafından darp edildiğine ve hakkında düzenlenen adli rapor içeriği uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin 5271 sayılı Kanun'un 280/1-(e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayıldığı ve bozma kararına karşı ilk derece mahkemesinin direnme hakkının bulunmadığı, bu kapsamda Bölge adliye mahkemelerinin Kanunda sınırlı nedenlere münhasır kılınmış bozma yetkisinin, bu sınırın dışına çıkılarak kullanıldığı durumlarda İlk derece mahkemesinin yapacağı işlemlerin görevsiz mahkeme tarafından gerçekleştirilmiş kabul edileceği ve aynı Kanun'un 7. maddesi uyarınca yapılan işlemlerin hükümsüz olacağı belirlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında atılı suçlardan yapılan yargılama sonucunda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince Kanunda sınırlı olarak sayılan haller arasında düzenlenmeyen bir sebepten dolayı bozma kararı verildiği, bu kapsamda Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin anılan bozma kararı ve bozma sonrası verilen hükümlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılıp taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/153, K. 2026/2791, 9 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama