İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/2410 Karar: 2026/6435 Tarih: 2026

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/2410 K.2026/6435

4. Ceza Dairesi 2024/2410 E. , 2026/6435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2683 E., 2024/75 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize ha

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/2410 E. , 2026/6435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2683 E., 2024/75 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize ha

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/2410 E. , 2026/6435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2683 E., 2024/75 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE 7201 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca tebligatın, öncelikle muhatabın beyan ettiği en son adrese mernis şerhi olmadan yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek, 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesine göre mernis şerhi bulunan tebligatın bu adrese yapılmasında zorunluluk bulunduğu, ancak sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, bilinen en son adresiyle aynı olan mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun’un 21/2. maddesi gereğince yapılan tebligatın usulsüz olduğu, bu nedenle kararın henüz kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşulları oluşmadığından, hükmün açıklanmasına ilişkin hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a.4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 11.10.2015 tarihinden, inceleme tarihe kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Erzurum 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hakaret suçundan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiş, bu karar sanığın yokluğunda mernis adresine tebliğ edilmiştir. Tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı belirlenmiştir. Bu durumun, sonradan açıklanan mahkumiyet hükmü ile dava zamanaşımı üzerindeki etkisi incelenmiştir.

Hukuki İlke: 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca tebligat önce muhatabın bildirdiği son adrese yapılmalı; ancak bu adres bilinen son adresle aynı olsa dahi doğrudan 21/2. maddeye göre mernis şerhli tebligat yapılması usulsüzdür ve HAGB kararını kesinleştirmez. Kesinleşmeyen HAGB kararında denetim süresi başlamaz, zamanaşımı durmaz ve hukuki değerden yoksun mahkumiyet kararı zamanaşımını kesmez. Somut olayda TCK 125/3-a.4 uyarınca belirlenen ceza için TCK 66/1-e gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörülmüş; TCK 67/2-a uyarınca son kesen işlem olan sorgu tarihinden itibaren bu süre dolmuştur.

Uygulama Sonucu: Hüküm CMK 302/2 uyarınca bozulmuş ve CMK 303/1-a yetkisiyle kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: HAGB dosyalarında tebligatın usulüne uygunluğu doğrudan zamanaşımına etki ettiğinden, mernis adresine 21/2'ye göre yapılan tebligatın önce bilinen son adrese tebligat denenmeden çıkarılıp çıkarılmadığı titizlikle denetlenmelidir. Usulsüz tebligat, kararın kesinleşmediği ve denetim süresinin işlemediği yönünde güçlü bir zamanaşımı definin dayanağıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla