KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/3704 E., 2024/9386 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1691 E. - 2022/677 K.
- Suç
- Hakaret
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yoluna bozulması
Karar Metni
586 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Hakaret suçundan sanık ... hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125 inci madddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1.300,00 Türk Lirası adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04.11.2021 tarihli ve 2021/1357 Esas, 2021/1694 sayılı kararına karşı sanık tarafından yapılan itiraz üzerine,
bu defa genel hükümlere göre yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2021/1691 Esas, 2022/677 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 gün ve 2024/24966 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
“Sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanarak verilen mahkûmiyet kararına sanık tarafından itiraz edilmesi üzerine genel hükümler uyarınca yargılama yapılmak üzere duruşma günü tayin edildiği, yapılan yargılama esnasında sanığın savunmasının alınması için Edremit 4. Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, sanığın 06/04/2022 tarihli savunma dilekçesi verdiği, ancak sanığın savunması alınmadan evrakın esas mahkemesine iade edildiği, anılan suçtan dolayı sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, savunma ... kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde duruşmaya başlanmasına ilişkin kurallar ile sanığın sorgusunun nasıl icra edileceğine ilişkin hükümlere yer verilmiş, anılan Kanun'un 193 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise, Kanun'un ayrık tuttuğu haller saklı kalmak üzere, hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı belirtilmiştir. Kanun'un ayrık tuttuğu hallere ise 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 195 inci maddelerinde yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un195 inci maddesindeki düzenlemeye göre, suçun yalnız veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektirmesi halinde, sanık gelmese de duruşma yapılabilecektir, ancak maddenin uygulanabilmesi için iki koşulun bir arada bulunması gerekmektedir. Bunlardan ilki, suçun yaptırımın adli para cezası veya müsadereden ibaret bulunması, ikinci koşul ise, sanığa gönderilecek davetiyeye gelmese de duruşmanın yapılacağı ihtarının yazılmış olmasıdır.
193 üncü maddenin ikinci fıkrasında ise, “Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümler yüz yüze yargılama ilkesinin istisnasını oluşturmakta ise de, somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır.
Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde hakaret suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sırasında savunma alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
Bu itibarla, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinde yazılı olup savunma ... yanında yargılama yönteminin temel ilkelerinden olan "Vasıtasızlık ve yüzyüzelik” ilkelerinin gerçekleştirilmesi amaçlarına da yönelik bulunan; "Hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamaz." hükmüne uyulmayarak mahkumiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3704, K. 2024/9386, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama