KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/3708 E., 2024/11548 K.
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
1.000 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Yerel Mahkeme kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.04.2024 gün ve KYB- 2024/32672 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/1. maddesinde yer alan, “(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir”
5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde yer alan, "Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.", aynı Kanun'un 125/3-a maddesinde yer alan "Hakaret suçunun; ... kamu görevlisine karşı görevinden dolayı... işlenmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz." ve 125/4. maddesinde yer alan "Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır." şeklindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2022 tarihli ve 2022/3626 esas, 2022/13004 karar sayılı ilamında yer alan"İnceleme konusu dosyada; sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında basit yargılama usulü ve aleniyet hükümleri uygulanmak suretiyle mahkumiyet kararı verildiği, TCK 125/4 maddesinde düzenlenen artırım maddesi gereğince cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı gözetildiğinde alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki açıklamalar birlikte nazara alındığında,
Somut olayda, hakaret suçunun alenen işlendiği, 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen artırım nedeniyle cezanın üst sınırının 2 yılı aştığı, alenen işlenen hakaret suçunun basit yargılama usulü kapsamında olmadığı ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 251/1. maddesi uyarınca bu suç yönünden basit yargılama usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi gereğince alt sınırdan tayin edilecek cezanın alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeksizin, 360 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayininde,
3- Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a ve 125/4. maddesi gereğince 420 gün adli para cezası belirlenmesini müteakip, belirlenen bu cezadan aynı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması sonucu 525 gün yerine 630 gün adli para cezasına, bu cezadan da anılan Kanun'un 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 437 gün yerine 525 gün adli para cezasına, bu sonuç cezadan ise 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi uyarınca 1/4 oranında yapılan indirim sonucu 327 gün yerine 393 adli para cezasına hükmolunup, anılan Kanun’un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden yapılan paraya çevirme işlemi neticesinde, 6.540,00 Türk lirası yerine, 7.860,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
İsabet görülmemiştir.
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Bir numaralı isteme yönelik incelemede;
5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinde;
"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.
(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.
(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanunu'nun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.
(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.
(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.
(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.
(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz.
(8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un "basit yargılama usulü" başlıklı 251 inci maddesinin birinci fıkrasında "Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir... hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun maddesinin sekizinci fıkrasında Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
İncelenen dosyada; yukarıda bahsedilen kanun maddeleri göz önüne alındığında, sanık hakkında hakaret suçundan yargılama yapılarak, eylemin aleni ortamda gerçekleştirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanmış olması karşısında, suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı 2 yılı aştığından, sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
İki nolu isteme yönelik incelemede;.
5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesi gereğince gün adli para cezasının alt sınırının 365 gün olduğu gözetilmeksizin, 360 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırıdır.
Üç nolu isteme yönelik incelemede;
Bir ve iki numaralı istemlere ilişkin bozma kararının niteliğine göre bu istemle ilgili inceleme yapılmamıştır.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bir ve iki numaralı kanun yararına bozma istemlerinin KABULÜNE, 2. Sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Ayvalık 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2021/321 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm verilirken, önceki hükümle belirlenmiş cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmesine,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3708, K. 2024/11548, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama