İçeriğe geç
AC
4. Ceza Dairesi Esas: 2024/3717 Karar: 2024/9414 Tarih: 2024

Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2024/3717 K.2024/9414

4. Ceza Dairesi 2024/3717 E. , 2024/9414 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2018/1571 Değişik iş ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriy

Karar Özeti

4. Ceza Dairesi 2024/3717 E. , 2024/9414 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2018/1571 Değişik iş ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriy

Karar Detayı

4. Ceza Dairesi 2024/3717 E. , 2024/9414 K. "İçtihat Metni" SAYISI : 2018/1571 Değişik iş ŞÜPHELİ : ... SUÇLAR : Cumhurbaşkanına hakaret, hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi kararı KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Şüpheli hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçlarından Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 31.10.2018 tarihli ve 2018/15764 soruşturma, 2018/4208 Esas ve 2018/2933 iddianame sayılı iddianame tanzim edilmiş olup, Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 14.11.2018 tarih ve 2018/541 iddianame değerlendirme numarası ile iddianamenin iadesine karar verilmiş, iddianamenin iadesine itiraz edilmesi üzerine Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2018/1571 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20/02/2024 tarihli ve 94660652-105-32-553-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/03/2024 tarihli ve KYB-2024/24969 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26/03/2024 tarihli ve KYB-2024/24969 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, her ne kadar Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/11/2018 tarihli kararı ile "Soruşturma dosyası kapsamında şüphelinin savunmasının tespit edilmediği, bu yönüyle paylaşımların şüpheli tarafından yapılıp yapılmadığının, yapılmışsa nereden yapıldığının araştırılmadığı bu hususun suçun sübutuna etki edecek delillerden olduğu ve yetkili mahkemenin belirlenmesi açısından zorunlu olduğu..." şeklindeki gerekçeyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 31/10/2016 tarihli ve 2016/15416 esas, 2016/16813 karar sayılı ilâmında yer alan, "... 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 170/2. maddesine göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı bir iddianame düzenleyerek kamu davası açar. Aynı yasa maddesinin 3. fıkrasında ise iddianamede gösterilmesi ve bulunması gereken unsurlar sayılmıştır. Şüphelinin ifadesinin veya savunmasının alınmasında belirtilen madde açısından bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, Ceza Muhakemesi Hukukunun temel amacı olan maddi gerçeğe ulaşılmasıdır. İddianamede belirtilen suç vasfı değerlendirildiğinde, suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı ve uzlaşma ile önödeme hükümlerinin uygulanma imkanının bulunmadığı, dosya kapsamında müşteki beyanlarını doğrular nitelikte iki tanığın ifadesine yer verildiği, bu kanıtların kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu tartışmasızdır. Şüphelinin ifadesi veya savunması dosya içerisindeki bu deliller karşısında suçun sübutuna mutlak etki eden bir kanıt niteliği de taşımamaktadır. Dolayısıyla şüphelinin ifadesinin alınmasında bu fıkra açısından da bir zorunluluk bulunmamaktadır. Sonuç olarak, şüphelinin ifadesinin alınmaması sebebiyle iddianamenin iadesine karar verildiği, bu hususun ikmali amacıyla yapıldığı anlaşılan iddianamenin iadesi ve bu karara yapılan itiraz üzerine verilen kabul kararı yerinde görülmekle, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir..." şeklinde açıklamalar nazara alındığında; Isparta 4. Asliye Ceza Mahkemesince, şüphelinin ifadesinin alınmadığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, şüphelinin tüm aramalara rağmen bulunamadığı, 24.12.2018 tarihinde şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verildiği ve iddianamenin iade sebepleri arasında şüphelinin savunmasının alınmamış olmasının sayılmadığı cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesi; "(1)Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a)170. maddeye aykırı olarak düzenlenen, b)Suçun sübûtuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c)Ön ödemeye veya uzlaşmaya tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. (2)Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez. (3)En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen iddianame kabul edilmiş sayılır. (4)Cumhuriyet Savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde, yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna gidilemez. (5)İade kararına karşı Cumhuriyet Savcısı itiraz edebilir." şeklinde düzenlenmiştir 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde iddianamenin iadesi müessesesi düzenlenmiştir. Bu kurumla, kamu davasının açılmasından evvel kanuni şartları taşımayan, yeterli bilgileri içermeyen ve hatalı düzenlenen iddianamelerin bir nevi süzgeçten geçirilip filtrelenerek yargının faaliyetinin hızlandırılması, makul sürede yargılamanın gerçekleştirilmesi, gereksiz davaların önüne geçilmesi, lekelenmeme hakkının korunması amaçlanmaktadır. Aynı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında ise açıkça; suçun hukuki nitelendirmesi nedeniyle iddianamenin iade edilemeyeceği belirtilemektedir. Ceza muhakemesinde yaptığı soruşturmadan sonuç çıkarma görevi olan Cumhuriyet Savcısının, sonuç çıkarma aşamasında suçun hukuki niteliğini takdir etme hakkı da bulunmaktadır. Buna göre yapılan soruşturma sonucunda, tipik fiilin, Kanun’un hangi maddesindeki suçu oluşturduğunu Cumhuriyet Savcısı gösterecek, ancak hakim, bu gösterim ile bağlı olmayacaktır. Hakim, hükmünü, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verecektir. Hakimin, Cumhuriyet Savcısının yaptığı nitelendirme ile bağlı olmadığı için iddianameyi bu yönde de iade edemeyeceği 5271 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Maddede iddianamenin iadesi sebepleri sınırlı sayıda gösterilmiştir. Bu sebepler dışında iddianamenin iade edilmesi ceza adalet sistemimizde kabul edilmemiştir. İncelenen dosyada; şüpheli hakkında Cumhurbaşkanına hakaret ve kamu görevlisine hakaret suçları nedeniyle yürütülen soruşturmada şüphelinin yurtdışında yaşadığı, Sulh Ceza Hakimliğince 24.12.2018 tarihinde şüpheli hakkında yakalama emri düzenlenmesine karar verildiği, uluslararası istinabe yoluna başvurulduğu ancak sonuç alınamadığı bu nedenlerle şüphelinin ifadesinin alınamadığı anlaşılmıştır. Araştırma ve tespit raporu sonucunda elde edilen bilgiler de gözetildiğinde, sayfanın sahibi ve paylaşımın şüpheli tarafından yapılıp yapılmadığına dair değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunması karşısında iddianamenin iadesi kararının ve bu karara yapılan itirazın reddedilmesi hukuka hukuka aykırıdır. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2018 tarihli ve 2018/1571 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla