KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/3950 E., 2026/4422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/689 E., 2023/3655 K.
- Suç
- Hakaret
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın hakaret kastı bulunmadığına, lehe hükümlerin değerlendirilmediğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek maddi ceza hukukuna ilişkin sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi zorunludur. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması, ayrıca sanığın suça konu sözlerinden dolayı cezalandırılmasının demokratik toplum düzeninin icaplarından olması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; suça konu ifadelerin doğrudan katılana yönelik söylenmeyip, olayın gelişimi ve söylendiği bağlam uyarınca mevcut duruma tepki niteliğinde olduğu dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre de; sanığın aşamalarda, katılanın boruları indirecekleri yerle ilgili gönderdiği konumun yanlış olduğuna, kendisini bu nedenle aradığında da tepki gösterdiğine yönelik savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/3950, K. 2026/4422, 2 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama