KÜNYE
4. Ceza Dairesi 2024/4070 E., 2025/6522 K.
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/56 E., 2023/208 K
- Suç
- Görevi yaptırmamak için direnme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Detayı
427 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla suça sürüklenen çocuğun görevi yaptırmamak için direnme suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, eksik inceleme neticesinde usul ve kanuna aykırı olarak karar verildiğine, suça sürüklenen çocuğun iradesi dışında olay yerinde bulunduğunu, suça sürüklenen çocuk aleyhine dosyada delil bulunmadığına, şüpheden yararlandırılarak kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, alınan beyanlara, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suçun suça sürüklenen tarafından işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuğun bu suçtan cezalandırılması yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiş, suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 265/1,
3 ve 4. maddeleri kapsamında kalan görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile yeniden suçun işlediği tarih arasındaki durma süresi de eklendiğinde dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, tebiğnamedeki görüşe iştirak edilmeyip, temyiz istemine itibar edilmemiştir.
Suça sürüklenen çocuğa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Gerekçeli karar başlığında suça sürüklenen çocuk yerine sanık ibaresi yazılmış ise de, maddi hatadan ibaret bu hususun Mahkemesince resen düzeltilebileceği, Suçun birden fazla kişiye yönelik işlenmesi nedeniyle sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi delaletiyle aynı kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca uygulama yapılmış ise de, bu hususun sonuca etkili olmadığı,
Mağdur sayısı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca alt hadden uzaklaşılarak artırım yapılması gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.